MBOX' a hoşgeldiniz...

Wednesday, February 7, 2007

Üç Sayılık Bir Atış

Üç sayılık atış bilindiği üzere bir basket terimi olmakla beraber oyunda zor ama güçlü bir avantaj sağlamaktadır. Ancak yazacaklarımın basketle uzaktan yakından bir alakası yoktur. Günlük hayatta dikkat edilmesi gereken üç önemli noktanın birbiri ile alakası üzerine cümleler sıralayacağım. Öncelikle bu üç noktayı bir inceleyelim;

Çabalamak: Sözlük anlamı ile çabalamak bir işi başarmak için uğraşmaktır. Çabalarımız doğrultusunda sonuçlara ulaşırız. Çabalamak bir anlamda bizim gücümüzün bir göstergesidir.

Görmek: Sözlük anlamı ile görmek göz yardımı ile bir şeyin varlığını algılamak,seçmektir.

Hissetmek: Sözlük anlamı ile hissetmek; sezmek, farkına varmak, anlamaktır. Ayrıca dokunma duygumuzda hissetmektir. Dokunduğumuz şeyleri de hissetmekteyiz.

Şimdi gelelim bu üç kelimenin arasındaki ilişkiye. Açıklamaları yaptığım sıra ile bu üç kelime birbirini tamamlayıcı ve betimleyici niteliktedir. Çabaladığımız kadar görmekteyiz ve gördüğümüz kadarını hissetmekteyiz. Doğal olarak çabalarımızın sonucu hislerimizi de etkilemektedir. Peki genel olarak biz nasıl uyguluyoruz bu ilişkiyi. Evet, biz uyguluyoruz çünkü bu üç olgu bizim hayatımızın bir parçası.

Genel olarak, çevremden yaptığım gözlem ile, insanlar bir şey için çabalarken o şeye verdikleri değere göre çabalamaktadır. Ancak bir şeye çok önem versek de aslında çok fazla çabalamıyoruz. Ya az bi çaba ile ya da yettiği kadarı ile sonuca ulaşmaya çalışıyoruz. Bu durumda da ulaştığımız sonucun yeterli olduğunu sanıyoruz. Ancak ya yanılıyorsak? Ya ulaştığımız sonuçun da arkası varsa? İşte bu soruyu sormuyoruz. Daha çok kolaya kaçıyoruz. Kısacası gerçekte bir şey için çok fazla da çabaladığımız söylenemez. En fazla bir şeyi görmek için çabalamadığımız kadar. Evet, bir şeyi görmek de bazen çaba ister. Bir olayın iç yüzünü görmek için çabalamak gerekmektedir çünkü düz mantık gördüklerimizin yanlış olma ihtimali yüksektir. Peki biz az çabalıyorsak bir olayın, bir durumun iç yüzünü ne kadar görüyoruz. Cevabı belli; "çabaladığımız kadar!" Ya hissetmek? O da çabamıza bağlı çünkü bir olayın bir durumun iç yüzünü gördüğümüz kadarını hissederiz, benimseriz.

Bu üçü arasındaki ilişkiyi görene kadar ben de birçok hata yaptım. Birçok kırgınlık ve yanlış anlaşılmaya sebebiyet verdim. Ancak bu ilişkiyi idrak ettikden sonra da çabalamak, görmek ve hissetmek olgusunun üzerine daha da bir düşer oldum. Bu sayede yaptığım hataları gördüm, hatta bazılarını düzeltmeye bile çalıştım, çalışıyorum da. Aklınızda bulunsun bu ilişki bizim birbirimizle ilişkilerimiz için de önemli. Bu yüzden çabalamak-görmek-hissetmek ilişkisini her türlü ilişki adına; canlılarla ve olaylarla olan, üç sayılık bir atış ile özdeşletiriyorum. Potadan ya da çemberden dönmediği sürece sorun yok =)

No comments: